Çağrı
Çarşamba, Eylül 09, 2009

Az önce bir blog turu yaptım. Akdeniz tatilleri, Amsterdam, yeni başlangıçlar, bitişler, vedalar, merhabalar. Haberlerde sel.
Hayat devam ediyor, hem de iyi ki devam ediyor.
Vaktiniz olursa bunu izleyin.
posted by celerone @ 9/09/2009 10:41:00 PM,
,
![]()
What's too painful to remember, we just choose to forget.
posted by celerone @ 8/22/2009 12:40:00 AM,
,
![]()
Kurbik
Perşembe, Haziran 18, 2009
posted by celerone @ 6/18/2009 02:43:00 PM,
,
![]()
Çiçekler
Çarşamba, Haziran 17, 2009

posted by celerone @ 6/17/2009 11:06:00 PM,
,
![]()
Geçsin
Salı, Haziran 16, 2009
Bazı günler ne yaparsan yap düzelmez. Dün böyle bir gündü.
Bir kere nasıl başardım bilmiyorum ama yaptıklarım etrafımdaki herkesi gıcık etti. Ne söylesem battı. Kendimi ifade etmeyi başaramadım, uğraştıkça da daha fazla battım. Bazı şeyler hiç beklenmedik anda geldi. Herkesin mi yıldızı düşüktü bilmiyorum ama genel bir asabiyet halkası etrafımı sardı. Birşey başka birşeye neden oldu ve domino taşları gibi herşey birbirine çarparak dağıldı gitti.
Geç saatte biten iş yemeğinden elimden geldiği kadar erken ayrılıp taksiye bindiğimde, tek istediğim bir an önce eve gitmek, televizyonun karşısına geçip bugün olanları unutmak için beynimi uyuşturmaktı. Ama tabi ki taksici, olabilecek en uzun yolu seçerek beni bir güzel dolaştırdı, yol boyunca vıdı vıdı rahatsız etti ve havasız, sigara kokulu arabasıyla ışık hızına meydan okudu. Kelle koltukta yolculuğun sonunda evin kapısını açıp elektrik düğmesine basarken öyle rahatlamıştım ki yeri öpebilirdim. Rahat ev kıyafetlerime kavuşup, makyajımı sildim. “Vardım” telefonlarımı ettim. Sonra önce içerideki çiçekleri, sonra da balkonumdaki sardunyaları suladım. Gece güzeldi, hava ılıktı. Sardunyalardan ıslak toprak kokusu yükselirken, karanlığa baktım ve merak ettim. Sukunet ve barış elle tutulacak kadar yakınken, ben neden böyle huzursuz, zorlayıcı, yıpratıcı etkilerle sarıldım gün boyu?
Salona geçtim, uzun zamandır seyretmek istediğim anime, Coraline’ı açtım. Aklımı meşgul etmeye çalışan berbat günüme ait anıları geri ite ite kendimi filme kaptırdım. Film uzun sürünce, sabah altı buçukta kalkmak zorunda olduğuma lanet ederek yarıda bırakmak zorunda kaldım ama en azından o kadar yorgunluk ve uyuşuk bir beyinle, deliksiz bir uyku çektim. Az ama yararlı.
Şimdi ofisteyim. Ne yaparsam insanları daha az sinir ederim ve göze çarpmam diye düşünüyorum. Bir de bir iyi işaret bekliyorum. Hani vardır ya, artık herşeyin düzeleceğine ve hatta “galiba düzeldi”ğine delalet edecek işareti.
posted by celerone @ 6/16/2009 10:06:00 AM,
,
![]()
Hocam hoşçakal
Salı, Mayıs 19, 2009

posted by celerone @ 5/19/2009 02:50:00 PM,
,
![]()
Sıcak
Pazar, Mayıs 17, 2009

Yazı o kadar çok seviyorum ki bazen cehennem gibi sıcak olduğunda bile, sanki şikayet edersem birşey olur da yaz elimden alınırmış gibi korkup, yakınmaktan çekiniyorum.
Yazın, o hep istediğim yazar olabilirim. O güzel kadın da olabilirim. Hatta o kırılmayan ve dokunulamayan iş kadını da olabilirim. Yazın en uzaklara gidebilir, dönebilir ve hatta fazlasını yapıp kalabilirim. Yazın, hepsi ve daha fazlası olabilirim.
Yazı seviyorum.
Resim: Vivien Blackburn
posted by celerone @ 5/17/2009 11:36:00 PM,
,
![]()


